Elma, kayısı, kiraz, ayva, erik yetiştiriciliği

Meyve üretimi ek kazanç değil direk kazancın kendisidir.

Elma, kayısı, kiraz, ayva, erik yetiştiriciliği
29 Aralık 2017 Cuma 11:40

Elma Yetiştiriciliği

Dünyada elma üretiminde Türkiye; Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa’dan sonra dördüncü sırayı almaktadır. Türkiye’de 1998 yılında 38.000.000 adet elma ağacından 2 450 000 ton üretim yapılmıştır. Ortalama ağaç verimi 1998 yılında 64.5 kg olmuştur. Türkiye’de elma üretiminde Isparta, Karaman, Niğde, Denizli, Konya, Çanakkale ve Bursa en önemli iller arasında bulunmaktadır.Ülkemizde elma üretimi yüksek miktarda olmasına rağmen ihraç edilen miktar % 5’i geçmemektedir. Ayrıca ürettiğimiz elmaların önemli bir miktarının düşük kaliteli olduğu kara leke, acı benek, pas ve elma iç kurduna karşı iyi önlem alınamadığı, özellikle Starking çeşitlerinde renk oluşumunun iyi olmadığı görülmektedir. Bunların sebeplerinden en önemlisi diğer kültürel önlemlerle beraber bitki besin maddelerinin elma ağaçlarına yeterince sağlanamamasıdır. Ayrıca, derimden sonra muhafaza koşullarına özen gösterilmediği için Starking çeşidi elmalarda yumuşama ve kepeklenme olmaktadır. Elma yetiştiriciliğinin dünya pazarları isteklerine uygun şekilde, düzenli ve bakımlı bahçelerde, kaliteli ve verimli çeşitlerle yapılması, iç tüketim ve dış satıma büyük katkılar sağlayacaktır.

2013 yılında Dünya’da 80.822.520 ton elma üretimi yapılmış olup Ülkemiz 3.128.450 ton ile 4. sırada yer almaktadır. Bu üretimimizin 741.740 tonunu ihraç etmiş bulunmaktayız. Ülkemizdeki meyve veren yaştaki ağaç sayısı 47.077.491 adet, meyve vermeyen yaştaki ağaç sayısı ise 16.305.464 adettir. Kişi başına tüketim miktarımız ise 27,3 kg’dır.

Elma, kayısı, kiraz, ayva, erik

Kişi başı yıllık kazanç: 67.159

Kayısı Yetiştiriciliği

Dünyanın en önemli kayısı üretim merkezlerinin başında Anadolu gelir. Türkiye 2013 yılında 811.609 tonluk üretimle dünya yaş kayısı üretiminde birinci sıradadır. Fakat ağaç başına verim tarımda ileri gitmiş ülkelerde 100 kg’ın üzerinde iken bizde bu miktar 50-60 kg gibidir.

Kayısının bilimsel adı Prunus armeniaca L. veya Armeniaca vulgaris Lam olduğundan dolayı anavatanı Ermenistan olarak algılansa da asıl anavatanı Çin’in kuzeydoğu dağlık alanları ile Orta Asya ve Mançurya’yı içine alan geniş bir bölgedir. Kayısı Büyük İskender’in Asya seferleri sırasında (M.Ö.330-323) İran ve Trans Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya getirilmiştir. Daha sonra Romalıların Anadolu’ya istilası sırasında Ermeni tüccarlar tarafından önce İtalya’ya sonra Yunanistan’a götürülüp buradan tüm Avrupa’ya yayılmıştır.

Ülkemizde kayısı üretimi başta Malatya olmak üzere, Elazığ, Erzincan, Sivas, Mersin (Mut), Antalya, Hatay, Kars, Iğdır yörelerinde yapılmaktadır. Isparta ilinde ise Eğirdir gölünün kuzey tarafında kayısı üretimi yapılmaktadır.

Kiraz-Vişne Yetiştiriciliği

Kirazın anavatanı Hazar Denizi, Güney Kafkasya ve Kuzey Anadolu; vişnenin ise İstanbul ile Hazar Denizi arasında uzanan Kuzey Anadolu Dağlarıdır. Hatta vişnenin botanikteki latince adı Prunus cerasus, bu günkü Giresun’un eski adı olan Kerasus’dan gelmektedir. Kiraz ve vişnenin Avrupa kıtasına yayılması tohumlarının kuşlar ve hayvanlar tarafından taşınmalarıyla olmuştur. Amerika’ya ise kirazı kolonistler götürmüşlerdir. Çeşitlerin çoğu İngiltere’den ithal edilmiş olup, ilk modern kiraz yetiştiriciliğine Pasifik kıyılarındaki Oregon Eyaletinde başlanmıştır.

Kiraz ve vişne meyveleri özellikle mineral madde açısından oldukça zengindir. Sanayide kullanılan birkaç çeşit dışında üretilen kirazın hemen hepsi taze olarak tüketilmektedir. Vişne ise meyve suyu randımanının (% 70-75) ve toplam asitliğin (% 3) yüksek olması nedeniyle, meyve suyu olarak işlenmeye çok uygundur. Ayrıca üretilen vişne derin dondurma, kurutma, konserve ve reçel şeklinde değerlendirilmekte ve dış ülkelere özellikle dondurulmuş halde ihraç edilmektedir.

Türkiye’de kiraz ve vişne üretiminde özellikle 1965-1985 yılları arasında hızlı artışlar olmuştur. 1965 yılında 47.000 ton olan kiraz üretimi, 1985 yılında 130.000 tona ulaşarak %76’lık bir artış gerçekleşmiştir. Günümüzde ise resmi verilere göre 2013 yılındaki üretim miktarımız 494.325 tondur. 2013 yılındaki vişne üretimi ise 179.752 tondur.

Ayva Yetiştiriciliği

Ayvanın anavatanı Kuzeybatı İran, Kuzey Kafkasya, Hazar Denizi dolayları ve Kuzey Anadolu’ dur. Yabanileri doğuda Türkistan’a kadar uzandığı gibi batıda da Avrupa’nın Güney bölgelerine ve Kuzey Afrika’ya kadar genişler. Adları sayılan bu yerlerde ayva yabani olarak yetişmektedir.

Ayva kültürü çok eski çağlardan beri bilinmektedir. Kültürü Anadolu’dan, milattan önceki yıllarda Yunanistan ve Roma’ya geçmiştir. Milattan önce 650 yıllarında Yunanistan’da yetiştirildiği bilinmektedir. Sonradan Orta ve Doğu Avrupa’ya yayılmıştır.

Ayva bugün Avustralya hariç diğer ülkelerin hepsinde yetiştirilmektedir. Bununla birlikte, bu meyve türü öteki meyvelere göre rağbet görmemiş ve üretimi sınırlı kalmıştır.

Erik Yetiştiriciliği

Erik soğuk ılıman iklim bölgelerde, hatta bazı kış soğuklama ihtiyacı düşük erik çeşitleri, subtrobik iklim bölgelerinde yetiştiği söylenebilir. Tür sayısının çok olması yanında ülkemizde farklı ekolojik bölgelerin sağladığı olanaklar nedeniyle erik çeşitlerini 4-5 ay süre ile pazarda görmek mümkündür.

Olgunlaşma durumları göz önüne alınırsa erikler 15 Nisan-30 Eylül gibi uzunca bir dönem de pazara sunulurlar. P. ceresifera türüne ait can erikleri 15 Nisan’dan itibaren pazara çıkarlar. Bunları P. salicina türüne ait japon erikleri izler. P. domestica grubu erikler (Avrupa erikleri) ise 20 Temmuz’dan sonra olgunlaşır.

Dünya 2013 erik üretimi 11.528.337 tondur. Ülkemizde ise 2013 yılındaki erik üretimi 305.393 tondur.

Erik plantasyonuna uygun arazilerde kapama erik bahçelerinin tesisi verimli ve kaliteli çeşitlerin yetiştiriciliğe önem verilmesi, kurulmuş bahçelerde bakım işlemlerinin tekniğine uygun şekilde yapılması durumunda Türkiye’nin dünya erik üretimine katkısı çok daha fazla olacaktır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.